English | Site Haritası

Su Ozonlama Sistemleri

Ozon gazı suya bir in-line venturi sistemiyle uygulanır. Ozonun maksimum düzeyde karışması için venturiyle ozonu alan su reaksiyon tankında ozonla ihtiyaç duyduğu temas süresini tamamlar.

Ozonun Bakteriler Üzerindeki Etkisi

  1. Bilgisayar ortamında bakteri hücresi görüntüsü.
  2. Ozon molekülünün bakteri duvarı ile temasa geçişinin yakınlaştırılmış görüntüsü.
  3. Ozonun bakteri duvarının kırıp delmesi .
  4. Ozonun bakteri duvarına etkisi.
  5. Birkaç ozon molekülü ile bakteri hücresi (temas ettikten sonra).
  6. Ozonlama sonrası hücrenin parçalanması.

Ozon, oksidasyon gücü çok yüksek olan bir gaz ve bilinen en kuvvetli dezenfektandır. Yüksek oksidasyon kuvveti, ozonun bakterilerin tahribatında tam etkin bir rol oynamasına sebep olur.

Ozon dezenfeksiyonu, mikrop hücresini eriterek (lysing) veya hücre zarını yırtarak meydana gelir. Yaygın bir dezenfektan olan klor ise hücre zarından girerek mikrop enzimlerini inaktive eder. Ozonun bakterisit etkisi; suyun kirliliği, suda çözünmüş madde miktarı, pH, suyun sıcaklığı ve temas süresi gibi bazı etkileşimlere bağlıdır. Ozonla suyun takriben 4 - 10 dakikalık teması, dezenfeksiyonu sağlar. Yaklaşık 0.1 - 0.5 mg/lt ozon, hemen hemen tüm bakterileri öldürür. Ozonun dezenfeksiyon süresi, aynı şartlar altında klorunkinden 3125 defa daha fazladır.

Spor kist ve virüslere karşı ozon klordan daha etkilidir. Bakteri içeren sular hemen daima erimiş organik maddeleri de içermektedir ki bu maddeler de bir miktar ozon tüketirler. Çok nadir hallerde inorganik maddelere dahi ozon gerekebilir. Başlangıçta yeterli miktarda ozon verildiğinde dezenfeksiyon sürati nisbeten yavaşlar. Organik madde içeren suya ozon verildiğinde ozon öncelikle sudaki cansız organik maddelerle reaksiyona girer. Bu arada bakterilerin ancak bir kısmını öldürür. Organik maddelerle reaksiyon bitince bakterileri öldürme oranı süratle artar. Bu yüzden, filtre edilmiş ve granül-aktive karbondan geçirilmiş sularda dezenfeksiyon için gerekli olan ozon miktarı, işlem görmemiş sulara nazaran daha azdır.

Ozonun Virüsler Üzerindeki Etkisi

Virüsler son derece küçük boyutlarıyla parazitik bir biyolojik yapılar grubu oluşturmaktadırlar. Virüslerin, bakteri filtreleri ile tutulmaları mümkün olmadığı gibi santrifüjle çökeltilmeleri de mümkün olmamaktadır. Örneğin; en küçük bakteri grubundan birisi olan Thiobacillus thermophilus (spores) 0.5 x 0.9 mikron (1mikron: 0.001mm) boyutunda iken virüslerin boyutları ise 0.008 - 0.12 mikrona kadar inebilmektedir. Virüs hastalıklarının yayılmasında, suların virüslerle kirlenmesinin büyük payı olduğu kesindir. Mevcut su arıtma yöntemleri, virüslerin su şebekesine taşınmasını engellemede etkili olmayabilir.

Bu güne kadar tespit edilmiş 100 farklı bağırsak virüsü vardır ve bunların tamamı insanlar için patojeniktir.

Virüslerin atık sulardaki konsantrasyonu 10.000 - 100.000 ad/lt ye kadar ulaşabilir ve virüsler suda ve toprakta aylarca kalabilirler. Bazen tek bir bulaşıcı birimin sindirim yoluyla alınması, infeksiyonu şüpheli insanlara taşıyabilir.

Bir çok olayda Viral hepatit A salgınları sulardan ve bir çoğu, kanalizasyonla kirlenmiş sularda büyüyen kabukluların yenmesinden kaynaklanmaktadır.

İçme suyu şebekesinin emniyetini değerlendirmek için klasik indikatör olarak kullanılan bakteriler, çevresel faktörlere ve su, atıksu arıtma proseslerine, virüslerden daha az dayanıklıdırlar. Sonuç olarak suda bulunabilecek bağırsak virüsleri, bakteriyel kirlilik bakımından çok az veya hiç belirti göstermezler. Dünya Sağlık Teşkilatı'nın 1979 yılında yayınlanan bir raporunda ( SU, ATIKSU VE TOPRAKTA İNSAN VİRÜSLERİ WHO Scientific Group Technical Report Series 639 Geneva, 1979) virüsler ve virüslerin su ve atık sulardan uzaklaştırılma yöntemleri incelenmiştir. Raporda yer alan öneriler arasında arıtımla ilgili olarak: Bir çok bağırsak virüsünün, kirlilik indikatörü olarak kullanılan bakterilere nazaran arıtım sistemlerine karşı daha dayanıklı oldukları vurgulanmış, ve arıtım prosesleri dizayn edilirken, sadece bakteri değil, virüs uzaklaştırma veya etkisiz hale getirme etkinliği kanıtlanmış metodlara da yer verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Önerilen dezenfeksiyon dozları ise; 30 – 60 dakika temas süresi için 0.5 mg/lt serbest kalıcı klor veya 4 dakikalık temas süresi için 0.2 - 0.4 mg/lt kalıcı ozondur.

Ozonlanmış sularda hijyenik açıdan su kalitesi, otomatik redox ölçümü sayesinde kontrol edilir. Normal suyun redox potansiyeli +240 - +250 civarındadır. Ozonlanmış suyun redox potansiyeli +600 - 900 mV’a ayarlanır. Suyun redox potansiyel değeri bu değerin altına indiğinde, sistem suyun tüketime verilmesini engeller.